Trabzon’daki olaylar


M. Kemal AYÇİÇEK 13 Nisan 2005

 

Aslında başlığı “ucuz etin yahnisi” diye koyacaktım çünkü  Trabzon’daki olayların olay olması tam anlamıyla bununla alakalı ve de gelişimine çok büyük etkisi olduğu için vurgulamak isterim. TAYAD( Tutuklu  ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği) üyesi 5 kişi bir basın açıklaması yapıyor. Açıklamanın içeriği F Tipi Cezaevlerindeki koğuş tecritlerine son verilmesi üzerine tabi. Trabzon’da F Tipi Kapalı cezaevi yok. Ama açıklama burada yapılıyor. Bu sırada da bir sivil (Polis olduğu söyleniyor) “PKK bayrağı açtılar” diye bağırıyor ardından da bu söz cep telefonlarıyla Yomra’daki vatandaşlara mesajla “PKK’lılar Türk bayrağını yaktı” diye mesaj geçiliyor. Oysa PKK bayrağı dedikleri  TAYAD üyelerinin üzerlerinde  kırmızı önlük ve sarı  “cezaevlerinde tecrite son” yazılı önlükler!

 

Trabzon’da  itiş kakışlar olurken basın açıklamasını izleyen ucuz gazeteciler(!) yani yerel TV’lerin genç ve de habere gönderilmiş ucuz çalışanları, olayı canlı yayın gibi “son dakika” gelişmesi olarak TV’den alt yazılar geçerek görüntülerle veriyorlar. Alt yazılar da da “PKK’lı 5 kişi Türk bayrağını yaktı, olaylar devam ediyor” diye sorumsuzca bir yayın sergiliyorlar. Fakat, ne hikmetse 3 yerel TV aynı alt yazılarla aynı tarzda  bir saati aşkın böyle bir yayın yapınca da vatandaşlar gerçekten bir olay var sanıp olay mahalline koşuyor. Biz de bir tabir vardır hani “Allahını seven koşsun” tarzındaki çağrılarla evet kalabalık toplanıyor ve de olaylar büyüyor. Polisler linç edilmek istenen 5 kişiyi korumaya alıyor ve zırhlı bir aracın gelmesi için 20 dakika kadar orada bekliyor. Bu arada Yerel TV’ler de yayında olduğu için bu iktidara ne kadar alternatif partili varsa hurra oraya koşuyor ve beş kişiyi öldüresiye dövüyorlar. Yine bizde bir tabir vardır “dayak cennetten çıkmıştır” diye! Kısaca  Gazetecilik dilinde “Asparagas” dediğimiz düzmece  haberler yüzünden hiç yoktan yere Trabzon, Türkiye’nin gündemine olumsuz bir olayla getirilmiş ve ardında emniyet başarılı ilan edilmiştir! Oysa Emniyetin başarısı falan söz konusu değildir hem de kesinlikle değildir.

Ucuz etin yahnisi dediğim budur. Yani  yayıncı kuruluşlar, profesyonel değil de amatör ve de sigortasız çalıştırılan deneyimsiz eleman çalıştırırken koca bir kitle o acemi çalışanların yanlış ve de yetersiz bilgilerle yapmaya çalıştıkları habercilik yüzünden  linç girişiminde bulunmuş ve de toplumu gereksiz yere germiştir. Buna ucuz etin yahnisi denmez de neye denir?

 

Olay abartıdır. Gel gelelim bu olayın ardından yeniden bu kez sayıları 20 kadar olan  TAYAD’lının bu kez meydan parkındaki basın bildirisine. Bunlar durup dururken olmuyor elbette birileri bu işi kaşıyor. Kim denildiğin de tam da Sabah Gazetesi’nde Yavuz Donat’ın yazı dizilerin de  tesadüf müdür nedir eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in  anlatımıyla “ Derin devlet”, aynı Gazete de eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in ifadesiyle de “Kontragerilla” mıdır nedir işte. Pat diye Trabzon’da ortaya çıkarıveriyorlar olayları peki Neden?

 

Öteden beri Kürtlere sempati besleyen Karadenizlilerin bu sempati besleyişini hazmedememek olabilir mi diye düşünmedim değil, düşünüyorum.Bu ülkede bazı odaklar, Bayrak  mitingleriyle sözde Türk Bayrağına saygı gösterileri yaparken, bu bayrağa saygısızlığı yapanların Kürtler olduğunu, buna karşı Kürt sözcülerinin çok net tavırlar sergileyememiş olmasını  bahane ederek işin seyrini siyasal rant aracı şekline dönüştürüp, bir zamanların “Trabzon ovası bozkurtların yuvası” sloganlarının atıldığı Trabzon’u üs seçiyor olamazlar mı? Trabzon’da ova falan yoktur bu slogan öylesine atılmış bir slogandır ama o Demirel’in dedikleri kimlerse bu işi işte Trabzon’a taşımaya kalktılar! Yetmedi İstanbul’da Sultanahmet Adliyesi önünde basın açıklaması yapan yine TAYAD’lılar, bu kez de otobüslerle Trabzon’a gelerek buradaki işlerini tamamlama sözünü veriyorlar! Yani onca kilometreyi tepip Trabzon’da güzel dayak atılıyor sevdasına kapılıp ta buralara kadar  zahmet edip gelecekler, ne kadar vatanseverlik ve de ne büyük fedakarlık değil mi? Kimmiş bunlar, Evet Trabzon’da birileri Trabzonluların nabzını ölçmeye kalktı ve ne kadar da “tezcanlılar” diyerek buradan prim aldılar ki yeniden  Trabzon’da basın açıklaması fikirleri depreşip duruyor. TAYAD üyesleri açıklamalarını elbette yapacaktır kimsede onlara karışmamalıdır evet ama koskoca bir ilin sicilini bozmaya kalkmakta hala ısrarcı olmakla TAYAD’lılar haklı eylemlerinde haksız konuma düşüyorlar. Açıkçası belalarını arıyorlar. Demek ki Başbakan Tayip Erdoğan “Düğmeye bastılar” derken bunları kastediyordu!

 

Son olarak Sakarya’da olay yaratanlara baktınız mı ekranlarda, size de tanıdık yüzler geldi mi o saldıranlar da ve de Türk Bayrağını iki el arasında şöyle efeler gibi gezdiren ve ardında bozkurt işareti yapıp merdivenlerin üzerine çıkıp iki kolunu da  büyük bir zafer edasıyla havaya kaldıran  takım elbiseli delikanlıyı. Ya o keskin ay bıyıklı şişkoyu gördünüz mü nasılda tekmeler savurup dövüyordu TAYAD’lıyı ama değil mi? Bunlar o çek ve senet mafyası tiplerine ne kadar da benziyorlardı ben mi yanılıyorum yoksa? Yoksa bu çek senet, kapkaç mafyalarının üzerine gidildikçe o çetelerde daha alt görevlerde olanlar işsiz mi kaldı da onlar TAYAD’lıları izlemekle görevlendirildi ne dersiniz? Sahi O Türk Bayrağını açan delikanlı, kocaman bayrağı hep üzerinde mi taşıyorduda pat diye denk geliyorlar ekran önlerine? Ne dersiniz sahi?

 

Kısaca Trabzon’da polis ilk olayda da ikinci olayda da  malum medyanın aksine pek de başarılı olmamıştır. Basın bildirileri dağıtılırken polis önlem alabilirdi hep olayların olmasını beklemiş ve sonradan geç müdahale etmiştir. Yeterli istihbaratı zamanında değerlendirmemiş ve de görev sırasında da zaafa uğramıştır. Evet linç önlenmiştir ama bu adeta birer reklam filmi rahatlığında ve göstere göstere yapılmıştır. Malum medya olayı şişirmiş ve olduğundan çok fazla büyütmüş ve gerginliğin artmasına yol açan sorumsuzca yazılarla Trabzonlular ağır ithamlara maruz kalmıştır. AB Karşıtı güçler, olaylara seyirci kalmış olaylardan sonra sanki kendilerinin hiç payı yokmuş gibi pişkinlik gösterip sözde bu olaylara mahal vermeme adına siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri yine medya karşısına geçip sığ  birlik açıklamalarında bulunmuştur. Velhasıl, Trabzon şer odakların oyununa getirilmek istenmiştir. Buradan tekrarlıyorum, şu an etkili ve yetkili  bazı makamlarda oturanlar, koltuklarının hakkını verebilecek sorumlulukta ve bilinçte insanlar değildir. Sağduyu sahibi Trabzonlular o makamları iyi bilmekte ve de not etmektedir. Kalın sağlıcakla.Foto Galeri

 

 

 

 

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. Henüz geridönüş yok.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.