Saddam yine sahnede
M. Kemal AYÇİÇEK-3.7.2004
Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin, 14 ay önce Devlet başkanı olduğu, 6 ay öncesinde saklandığı sığınakta tutsak edildikten sonra 1 Temmuz 2004 tarihinde yeniden ekranlarda bu kez ifade vermek üzere çıkarıldığı sözde mahkeme de göründü. Elbette biz tüm teferruatına vakıf olamadığımız olayı, ABD denetimlerinin ve sansürünün ardından yine ABD kaynaklarının izlememizi(!) istediği ve dilediği şekliyle izleyebiliyoruz.
ABD başkanı Bush, arka planda Barok Osmanlı mimarisi ortaköy cami ve Boğaziçi köprüsü olduğu halde Galatasaray Üniversitesi’nde konuşurken, sık sık “Adalet”,”eşitlik”,”insan hakları” “barış” ve “Demokrasi” kavramlarına vurgu yaparken, insancıllığı tartışılmaz bir hoşgörünün de adeta bir öncüsü görünümündeydi. Ama aynı Bush, Irak’ta CIA’nın yalan yanlış istihbaratlarını baz alarak, kalkıp Irak’ta binlerce insanın canına mal olan bir işgale girişip, belki baskı ve şiddetin varolduğu bu ülkede masum insanların kanının akmasına ve hayatlarına mal olan bir büyük saldırıyla, cebren bir rejim değiştiriyor. Aynı Bush, sözde yönetimini değiştirdiği Irak’ta tutsak ettiği devrik lider Saddam Hüseyin’i güya “hukuk üstünlüğü” var gibi göstermelik bir mahkeme salonunda halkının önünde yargılatmaya kalkıyor!
Tıpkı tüm Dünya’yı nasıl Irak’ı haksız ve yersiz iddialar isnat ederek işgal etmesine inandıramadıysa, aynı şekilde ABD’nin yine tüm Dünya’nın inanmadığı bir yargılamayı yaptırarak, güya oradaki halkın haklarına ne kadar saygılı olduğunu göstermeye kalkması da inandırıcı değildir. Ben inanmadım baştan, öyle yada böyle madem bir mahkumu yargıç karşısına çıkardın o zaman neden onun mahkemedeki konuşmasını sansür ediyorsun? Benim inanmadığım bir olaya, Irak’lı yada bir başka ülkenin insanı inanabilir mi? İnanmaz neden bir defa sen başta, Irak’ı işgal ederken ortaya koyduğun gerekçelerin altında güvenini kaybettin,ezdirdin ve inandırıcılığını yitirdin,Şimdi ağzınla kuş tutsan yemezler, öyle yargılama falan olmaz.
Irak’ta geçici yönetim de değil Saddam Hüseyin’i yapılacak özgür seçimlerden sonra oluşacak Irak halkının oy verip iktidara getirdiği(Seçimlerde de herkese katılma hakkı verecek ve bizdeki 12 Eylül sonrasında yapılan seçimlere benzetmeyeceğiniz bir seçim) hükümet tarafından yine Irak yasalarına göre yapılacak bir yargılama ancak adil yargı olur ve buna da tüm dünya şahit olur. Bugüne kadar Irak lideri Saddam Hüseyin’in öldürülmemiş olması,idam edilmemiş olması elbette insanlık adına olumlu bir kazançtır ama salt tıpkı işgal gerekçelerindeki gibi saçma sapan ve göstermelik bir takım senaryolar neticesi Saddam Hüseyin’in yargılanmasını sağlarsanız tıpkı Saddam Hüseyin’in dediği gibi bu “Dünya tiyatrosu’nda Saddam dramı” başlıklı bir tiyatrodan öteye gidemez.
Biliyorum şimdi bu yazımı okuyunca ABD Başkanı George Bush, bana çok kızacak ve hatta hiç aramadı zaten ama hiç de aramayacak, ben ölene kadar da bana küser ama olsun. Dostluk ayrı böyle Dünya işleri ayrı şeyler. Hani derler ya “gardaş gardaşa minzi paralan” diye işte bu da öyle bir şey.Ha diyebilirsiniz ki , bush’un çok şeyine sen zaten onun için Yalova kaymakamısın dimi? Siz böyle düşünebilirsiniz ama ben öyle düşünmüyorum yanı yanılıyorsunuz çünkü ben de tıpkı Bush gibi ütopik dünyamda aynı şeyleri belki daha farklı uygulayarak yapabileceğimi düşünüyordum. Tarz farklılığı var o kadar.
Gelelim Saddam Hüseyin’in yargılanıp yargılanmamasının gerekçelerinin haklılık veya haksızlığına. Orada haklılık falan aramam ben Irak’ta ve Dünya’nın hiçbir yerinde bir tek insanın ister trafik teröründen ister suikastlerden ister devlet teröründen neden olursa olsun bir tek insanın gözyaşı akıtmasını istemiyorum. İnsan olarak Dünya’ya gelen her varlığın saygıya layık olduğuna ve hiçbir şekilde yaratanın dışında yaratmayan insanlarca çeşitli tuzaklar kurularak öldürülmelerine itiraz ediyorum. İnsanların insan yaratmadığı bir Dünya’da, Allah’ın yarattığı can verdiği canlıların bir başka canlılar tarafından sırf güçlüdür diye sırf istedikleri olmuyor diye öldürülüyor olmalarına itiraz ediyorum ve bunu lanetliyorum. Gerekçesi ne olursa olsun, hiçbir gerekçe, hiçbir canlının ölümüne gerekçe edilemez.O kadar. Kalın sağlıcakla. 
