Nevruz’u bu ülkeye çok görenlere yazıklar olsun!


 

 

M . Kemal AYÇİÇEK – 22
Mart 2010

 

 

 

Neydi o efelenmeler, “kürt
bayramı” diyerek, kendi geleneklerinden göreneklerinden utanma
ve uzaklaştırma çabaları, onca insanı Navruz ateşi yakıyorlar
diye suçlamalar, yasaklamalar, baskılar,zulumler neydi öyle?
Güya “köylü”lükten kurtulup, gelecek nesillerini bu
“köylü”lükten  kurtarma sevdalısı zihniyetin sahipleri, medeni
aleme , kendilerinin aslını unutturarak gideceklerdi, böyle bir
zihniyete  yazıklar olsun. Türkiye’yi yıllarca Nevruz
bayramlarından mahrum edenlere yazıklar olsun. Televizyonlar ve
internet yoktu ve o anlayışlarını bu topluma
yutturabiliyorlardı, ne oldu şimdi? “Yalancının mumu yatsıya
kadar” hikayesi dimi? Şapadanak yakalanıverdiler.

 

 

Nevruz Bayramınızı
kutluyorum öncelikle. Ardından da Vikipedi’de  “Nevruz Bayramı,
Kuzey Yarımküre’de yaşayan insanların ortak bahar bayramıdır”
diyor. Biraz daha genişçe bakalım Nevruz’a neymiş meğer, hani
bizde, yani Türkiye’de sırf  bu bayramı kutlamak için zılgıt
çaldı, sevindi, ateş yaktı, toplandı diye gözaltına alınıp,
mahkemelik durumlar oluşturuluyordu ya, bu ülkenin genç
kuşaklarına Nevruz’lar “tu-ka-ka” gösterilmek isteniyordu ya
işte o Nevruz, meğerse neymiş. Yine bakın Vikipedi’de yani Özgür
Ansiklopedi’den alıntılıyorum;

 

“Nevruz Bayramı

 

 

Nevruz Bayramı, Kuzey
Yarımküre’de yaşayan insanların ortak bahar bayramıdır. Nevruz
Bayramı ya da kısaca Nevruz (Farsça: نو روز – Nou ruz, Kürtçe:
Newroz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız,
Kırgızca: Nooruz, Azerice: Novruz, Kırım Tatarcası: Navrez)
Farslar, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar,
Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar,
Karakalpaklar, Kazaklar ile beraber neredeyse tüm kuzey
yarımküre tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın
uyanışı ve bahar bayramı.

 

Yazılı olarak ilk kez 2.
yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai
takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Günümüz
İran’ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik
olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı , 21 Mart’ta
kutlarken, diğerleri kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını
temsilen, 22 veya 23 Mart’ta kutlarlar.Aynı zamanda, Zerdüştlük,
hem de Bahailer  için de kutsal bir gündür ve tatil olarak
kutlanır. Kürtlerde, Nevruz bayramının Kürt mitolojisindeki
Demirci Kawa Efsanesi’ne dayandığına inanılır. Anadolu ve Orta
Asya Türk halklarında ise baharın gelişi olarak kutlanır.

 

2010′da Birleşmiş
Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers
kökenli bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir.28 Eylül
- 2 Ekim 2009 arasında Abu Dhabi’de hükümetler arası toplanan
Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu
Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi ‘ne dahil etmiştir. 2010′dan
başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart’ı “Dünya
Nevruz Bayramı” olarak kabul etmektedir”

 

Çok değil bizde
çocukluğumuzda yani 1970’li yıllarda ülkemizde kutluyorduk bu
bayramı, hem o zaman Kürt, Laz, Çingene diye ifadelerde
kullanılmıyordu. Gerçi ben gurbette olurdum o yıllarda da anneme
yumurta pişirtemezdim ama iki defa kurusoğan kabuklarında
yumurta hazırlığı yaptığımızı hatırlıyorum. Okula gider orada
ilk derste de sınıflarda yumurtalar tokuşturur ve de bu nevruz
bayramını kutlardık. Sokaklarda da boyalı pişmiş yumurtacılar
olurdu, kendi yumurtalarımız kırılır ve başkasına kaptırırsak, o
satıcılardan yumurta kırılmayacak yumurtayı dişlerimizle kontrol
eder ve alır, yine yumurta tokuşturmaya devam ederdik. Sonraları
kaldırıldı bu gelenek. Ne adına kaldırıldıydı bu Nevruz
kutlamaları. Bizde Bahar bayramı idi adı ama yok sırf Kürtler
sahiplendikleri için, yeni nesile “nevruz kürt bayramı” diye
lanse edilip, bu günü her kim nerede kutlamaya kalksa, onlara
karşı yasakçı bir ceberut anlayışla şiddet bile uygulanıyordu.
İşte bu önemli günü, yok sayıp, bu milletin evlatlarına çok
görenlere yazıklar olsun diyorum. TRT-1 TV’den canlı yayınlarda
Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Muğla
Üniversitesi’nden, Ankara Gençlik Parkı’ndaki görüntüleri
izleyince  o eski, çocukluğumuzdaki bayramları anımsadım. Sonra
da bu bayramın bize yasak edilişinin gerekçelerini düşündüm.
Evet, “yumurta köylülük” sembolüydü. Bu Bahar bayramını
bayramlıktan çıkaranlar, o bayramları aşağılık(!) bir
köylülükten “kurtulmak” gibi göstermişlerdi.

 

Oysa mesela Azerbaycan’da
Devlet başkanı Haydar Aliyev’in halkın gösterilerini izlerken
imrendim, duygulandım, hatta alkışladım. Bu ülke insanlarına
böyle günleri “yasak”layanlar, sırf Nevruz ateşleri yaktılar
diye baskılara uğrayan, sorgulanan, dayak yiyen ve işkenceler
gören insanlara yaptıklarından utanmıyorlar mıdır? Onlarda azcık
vicdan varsa, bugün o vicdanları sızlamıyor mudur?  Bahar
Bayramı olan Nevruz’u, bu ülkede “köylü kültürüdür” diyerek,
çeşitli bahanelerle yok sayan ve kaldıranları, farklı bahanelere
sığınıp, “kört bayramı” diyip, yeni nesile bu günü düşman eden
zihniyetin sahiplerini binlerce kez lanetliyorum. Bu Nevruz
Bayramı, anlamını bilen tüm insanlara mutluluk, barış ve huzur
getirmesi dileğiyle, bayramınızı kutluyorum. Kalın sağlıcakla.

 

Not: bu yazım aynı zamanda


www.karadenizolay.com

,


www.karadenizolay.net

,

www.kuzeyhaber.com

,

www.24haber.net

ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(mka)

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. Henüz geridönüş yok.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.