Kılıçdaroğlu ile CHP’nin “cilali yağcılar” devri
M. Kemal AYÇİÇEK – 24
Mayıs 2010
Türkiye’de CHP denince
akan sular durur.Çünkü, Atatürk’ün kurduğu ve Türkiye
Cumhuriyeti tarıhinin ilk Partisi..Bu yüzden de CHP’nin 33.
Olağan kurultay’ı çok önemliydi. Ama kamuoyunda kurultaya 15 gün
kalıncaya kadar sıradan bir kurultay havası vardı. Beklenen,
yine Deniz Baykal’ın genel başkan seçileceği idi. Ama öyle
olmadı, on beş günde CHP’de “gizlieller” devreye girdi,
profesyonel bir operasyonla Deniz Baykal devre dışı bırakıldı ve
CHP’liler, Kemal Kılıçdaroğlu etrafında büyük bir coşkuyla
toplandı ve tarihi bir kurultayla Kılıçdaroğlu’nu CHP’ye bin
189 delegenin oyu ile genel başkan yaptı.
CHP’nin kurultayını
izlerken, DSP’nin kurucusu ve DSHP’nin Genel Başkanı Rahşan
Ecevit başta olmak üzere, CHP’nin geçmişinde izler bırakan ama
yollarını bu parti ile koparmış olan küskünlerin de kurultaya
gelmiş olmaları, Sol’un CHP’yi tek adres olarak görmesi anlamına
geliyordu. Bu da Türkiye’de gerçekte eksik olan ciddi Ana
muhalefet’in AK Parti İktidarına karşı oluşabileceği izlenimini
veriyordu. CHP’nin 33. Olağan kurultayının bir çok televizyondan
canlı yayınlanıyor olması, Ankara’daki heyecanı ülke geneline de
yaydı. Yeni genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ifadesiyle , “iktidar
koşusu”, bugüne değin AK Parti iktidarına kızgın, kırgın ve
karşıt herkesin mutlu olmasını sağladı. Bu da Türkiye de AK
Parti’nin kendi grubunun meclis çoğunluğuna bakarak, istediği
gibi hareket etmesini ister istemez daha sorumlu ve daha
dikkatli yürütür hale gelmesini sağlayacaktır.
Fakat, iş öyle ekranlardan
yansıdığı kadar saydam mı oluyor? CHP’yi 33.kurultay’ına
giderken bir anda bu kadar değiştiren bir “kaset sızması” olayı
unutulacak ve sorgulanmayacak mı? Madem CHP’de böylesi bir
kurultayı yapabiliyordu, bugüne kadar bunu neden yapamamıştı? Bu
Coşkulu Kurultay’ı yapabilmek bilincinde olabilen CHP’liler,
başlangıçta çok kızdıkları(!) Genel Başkanları Deniz Baykal ile
Milletvekili Baytok’un olduğu iddia edilen görüntülerinin
servise konmasını mı beklemişlerdi! Öyle ya, Kurultay’daki o
coşku, ister istemez bu soruları akla getirmiyor mu? Madem, bu
“göbeğini kaşı(ma(!)yan adamlar” topluluğu olduğunu iddia eden
CHP’liler, “Kurt, dumanlı havayı sever” ifadesi ile özdeş
olmuyorlar mı?
Şunu söylemek istiyorum,
CHP’de “seks videosu”nu servis edenler, bu senaryoyu öngörmemiş
olsalardı, bunu yaparlar mıydı? O zaman akla, o “komplo”yu
yapanların, CHP’ye uzak çevreler olmadığını getirmiyor mu? Tamam
Mustafa Kemal’in kurduğu partiye “Kemal” geldi ama “Mustafa”sı
eksik değil mi? Bakarsınız, o “gizli eller” bir müddet sonra
CHP’ye tıpkı “Kemal”i getirdiği gibi “Mustafa”yı da
getirebilirse, o zaman CHP, yeni dönemde AK Parti karşısında bir
alternatif iktidar adayı olabilir. Yoksa CHP’nin yeni Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurultay’daki
konuşmasında”işçiler, “emekliler”, “maden işçisi”, “kağıt
toplayan adam”, “esnaf”, “üniversiteliler” dedi, kısaca halkın
“fakirlik edebiyatı” olarak algıladığı ifadeler kullandı ama tüm
bunlar, yine Kılıçdaroğlu’nun ifadesiyle “CHP’nin iktidar
koşusu”na nefesinin yetmesini sağlayamaz.
Türkiye, eski Türkiye
değil ve halk, o 1974’teki Bülent Ecevit’in “Karaoğlan”
rüzgarının yerine bugün “Gandi kemal” ayaklarını yutmaz. Halk,
somut projeler bekler, vaatlerin boş olduğunu biliyor artık.
Seçimlerde “yüzde 10 barajının kalkacağı” sözünü veriyor olması,
Kılıçdaroğlu’nun Başbakan olabileceğini hiç göstermez kaldı
ki, bu saatten sonra yüzde on barajı kalksa ne olur? Önümüzdeki
seçime yetişir mi? Yetişse de zaten ugulanamaz, bunu o konuşma
metnini yazanlar bilmiyorlar mı? (Seçim yasalarında yapılacak
değişiklikler seçimlere bir yıl kalmışsa uygulanamaz)
Ha evet, sekiz yıldan beri
AK Parti iktidarına kızgın kesimler için bir rüzgar esmiştir. Bu
rüzgarın etkisi CHP’nin 33.Kurultay’ına da yansımıştır . bu
rüzgar, CHP’de Parti Meclisi’nde de görülebilir. Ama asıl o
rüzgarın tüm yurda yayılmasıdır mesele. CHP, bunu yapabilirse
belki Deniz Baykal’la ulaştığı yüzde 20’ler üstüne çıkabilir.
CHP’nin eski genel başkanı Deniz Baykal’ın başını yakan o şer
“video” için Hani bir Atasözü vardır, der ki ;
“Bir musibet, bin
nasihatten evladır” (Yanlış yolda olan bir kişiye verilen
yüzlerce öğüt, onu doğru yola getirmek için fayda sağlayamaz da
tuttuğu bu yolda başına gelen bir musibet uyanmasına yeter). Ben
CHP’nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu Gandi’ye
Mandi’ye değil ama biraz daha genç,İsmet İnönü’ye değil ha,
Erdal İnönü’ye benzettim. Selam vermesi bana onu anımsattı.
Umarım Türkiye’nin daha ileri gitmesi için iyi ve başarılı bir
lider olur.
Başlıkta “Cilalı yağcılar
devri” ifadesini kullanmış olmam sizi yanıltmasın, bu tesbitim
Türkiye tarihinde hiçbir siyasi partinin kongresinin bu kadar
televizyon, radyo ve internet sitelerinden canlı yayınla halka
duyurulmadığı noktasındadır. Mesela en basit şekliyle
Hürriyet’ten Yılmaz Özdil’in ifadesiyle, “bizim gruptan yani
Hürriyet, Milliyet, Kanal D, CNN Türk, Star TV’den 143 gazeteci
var kurultayı izleyen”. 850’ yi aşkın gazeteci ve muhabir
CHP’nin bu kurultayında görev almış. Hiç bu kadar sürekli canlı
yayının yapıldığı bir kongre, Cumhuriyet tarihinde yapılmadı.
Öylesine canlı yayınlar ki mesela NTV’den Oğuz Haksever’in açık
unuttuğu mikrofondan, “daha bunu (kurultay organizasyonunu)
beceremeyenler bu ülkeyi nasıl yönetecek”ler cümlesinden tutun,
bu cümlesinden dolayı özür beyan etmesine rağmen ardından da
yine aynı mikrofon azizliğe uğrayıp, “tam bir rezalet” demesinin
kamuoyuna yansımasına kadar, en ince ayrıntılar da halka
yansımış oldu. Kalın sağlıcakla.
Not: Bu yazım aynı zaman
da
www.karadenizolay.com
,
www.karadenizolay.net
,
www.kuzeyhaber.com
,
www.24haber.net
ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmıştır.(mka)