Atatürk’ün hatıra defteri!


 

M. Kemal Ayçiçek  -8 Mayıs 2006 

 

 

Ayıplıyorlar, ayıplasınlar!. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan’da olduğu günlerde ağabeyim de oradaydı. Dönünce ona da defteri sordum, merak ettim belki o da bir şeyler yazmıştır diye ama yok, “defteri kaldırmışlar” dedi. Yani olay Atatürk’ün Yunanistan’daki  Selanik kentin de doğduğu evde bulunan “hatıra defteri”ndeki AKP veya Başbakan Erdoğan aleyhindeki yazılar nedeniyle gündem oluşu..

 

Her kafadan bir ses çıktı, bir çok yazar ve gazete de hep eleştirildi bu olay ve yorumlar yapıldı. Hatta Hürriyet’te o kadar da ileri gidildi ki, Osmanlı döneminde bu tür olay yüzünden padişah bile devirmişlermiş! Ee biz de hala başbakan duruyor ve biz başbakana katlanıyoruz yani, ne kadar da Osmanlıdan geriyiz ve de tepkisisiz!? Bunu demek istiyorlar! Hakları da yok değil hani, devirelim şu başbakanı oluversin bitsin tüm aleyhtarlıklar kampanyaları.. Yok böyle bir olay, bu kadar da ahmakca bir tartışma ve bu kadar ayıp bir düzeysizlik olmaz yani, hele bu devir de ve hele konuya bakarmısınız?

 

Ağabeyimden dinliyorum, o da gitmiş başbakandan sonra Selanik’teki eve..Orada bulunan Ankaralı görevliler, Başbakandan bozuk yemişler ya “Aslında başbakanın haklı olduğu yerler var,kimin ne yazacağını bilemeyiz ki, adam yazmış yazıcıdan çıkarmış sayfayı uhuyla yapıştırmış” demişler. Şimdi ne diyor bizim gazeteler ve köşe yazarları, “başbakan defteri yırttı”, “başbakan hatıra defterini nasıl yırtar”, “başbakan suç işlemiştir, defteri yırtmakla, aynen oraya konması gerekir” türünden işin hukuki boyutu bile sorulmuş baro başkanlarına ve cevap almışlar ve de okurlarına dört dörtlük haber vermişler ve de başbakanı kınamışlar! Hayret ki ne hayret yani, uydur uydur dur, sonra da al bir kadeh tokuştur ve “çak çak” yap, keyif sür ve “nasılda oturttuk ama” edasıyla da GAZETECİ geçin..Bunlar herhalde sadece Türkiye’ye has Gazeteci ve de yayıncılık etiği olsa gerek, başka yerlerde olur mu bilmiyorum, belki bilenler vardır!

 

Hatıra defteri nedir? Nasıl tutulur? Anlamı ve mahiyeti nice olur? Tüm bunları açmayacağım ama siz ne anlarsınız hatıra defterinden..Beyefendi, birkaç kez gitmiş Atatürk’ün doğduğu eve ve son yıllarda gidemez olmuş, oturmuş evinde döşenmiş yazıyı, sonrada yazıcıdan çıkarmış ve bir yakınına verip elden göndermiş selanik’teki Atatürk’ün evine ve hatıra defterine yapıştırtmış yazıyı. Yazı denilen şeyde adeta “sövgüname”..

 

Şimdi siz kalkın, bu yazıyı yazan adamın samimiyetinden şüphe etmeyin, siz bu adamı “ne de Atatürk sever” ilan edin ve adama toz kondurmayın ve “aman ne güzel yazı yazmışmış ama başbakan buna tahammül edememiş” deyiverin yani olacak iş mi? Yani uzaktan kumandalı bir boma neyse bu yazı denilen “sövgüname” de ayni şey değil midir? Halen görevdeki başbakana açıktan bir eşine sövmediğini bırakmayacaksınız ve ardından da “buna tahammül edemedi” diye feveran edecek başbakan kınayacaksınız, yani ayıptır ayıp!

 

Yani koskocaman adam olacak kişi, bir ayağı çukurdaki yaşına rağmen kalkacak uluorta söylenemeyecek ifadelerle sövecek,sayacak ve bu yazı gidecek bu ülkenin kurucusunun hatıratlarına yerleştirilecek sonrada ben buna alkış tutacağım öyle mi? Yani o defterden alınan sayfa kadar, o defterin yazımına, tutuluşuna saygım olmayacak öyle mi?

 

Hatıra, deftere o anki duyguların yazımıdır. Ismarlama, siparişname, sövgünamelerin tutulduğu bir defter değildir, olmaz da. Hatıra defterlerinin nasıl tutulması gerektiğinin tartışılması gerekirken, o deftere yazılmayan, sonradan yapıştırılan bir şerefsiz yazının oradan çıkarılması eleştiriliyor ya buna hayret ediyorum. Gitsin adam, kendi kalemiyle yazsın ve altına da imzasını atsın, o mürekkebi o defterde kurusun ve de o defterin saygınlığına helal getirmeyecek bir yazı olsun baş tacı ama duygu değil de sadece hırsın ve de öfkenin adeta bir öc alma mantığının tükürümünün ürünü olan bir nesnenin orada bulunması, asıl bu millete hakarettir. O Başbakan Bu ülkenin başbakanıdır. Oy vermemiş bir insan kalkıp sövmüşse bunun konacağı yer o hatırat olamaz, bu ülke; sadece sövgücü bezirganlarının babasının yurdu değildir. Üstelik, o sövgüname yazarı ve onun destekleyici ve sivazlayıcıları da bu ülkeyi dingonun hanı sanmasınlar!

 

Hürriyet’ten Emin Çölaşan bile yazıyı tam olarak değil de sansürleyerek yayınlayabiliyor, dikkatinizi çekerim! Emin Çölaşan ki, öyle pek sansürlere dikkat etmeyen yazarlardandır, o bile yayınlamaktan haya ettiği yazının ağırlığını varın siz tahayyül edin de sonrada o yaşını maşını  almış tipin yazdığı (belki de yazdırılmış, hazır verilmiş, adamın yaşı geçmiş nasılsa cezai ehliyetten mendir düşüncesiyle o adam kullanılmıştır, herneyse) o hatıra yazısının yapıştırıldığı yerden alınmasına verin veriştirin! Olmaz bu kadar da ahmakca bir olay ve de tartışma, şu düzeye bakarmısınız?

 Nedir tüm bunların amacı, öküzün altında buzağı aramak değilse nedir bu tartışmalar hı? Kalın sağlıcakla.

Foto Galeri

  1. Mayıs 10, 2009, 1:37 pm | #1

    DÜNYA LİDERİ OLAN BÜYÜK ÖNDER ATATÜRK’ÜN RUHU ŞAD,MEKANI CENNET OLSUN.TÜM SİLAH ARKADAŞLARININ RUHLARI ŞAD MEKANLARI CENNET OLSUN.

    BU GÜZEL VATANI BAYRAĞIMIZLA BİZLERE TESLİM ETMELERİ NE BÜYÜK VATAN HİZMETİ..BUNU DÜNYA TAKDİR EDİYOR.DÜNYADA HER ASIR BİR LİDER GELİR.20 NCİ ASRIN LİDERİ DE ATATÜRK’TÜR..

    NE DEMİŞ BÜYÜK ÖNDERİMİZ :”YURTTA SULH,CİHANDA SULH.”

    BAŞKA BİRŞEY DEMEĞE GEREK VAR MI??

  1. Henüz geridönüş yok.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.